10 Şubat 2008 05:43 · siyah_gulum
· Etiketler
fıkra
,
komik
Bir zamanlar Ingiliz hukumeti cocugu olmayan ailelerin bu sorununu cozmek icin "Cici Baba" servisi kurmus. Cici Baba evliliklerinin ilk bes yilinde cocuk sahibi olamayanlara yardim eden bir devlet memuru.
Smith ailesi de boyle bir servis icin basvuruda bulunur, heyecanla "Cici Baba" yi beklerken kapi calinir, ancak gelen kisi cici baba adayi degil, kapi kapi dolasan bir bebek fotografcisidir. Konusma soyle gelisir;
Ms Smith: Gunaydin
SATICI : Gunaydin efendim ben sey icin gelmistim
Ms Smith : Aciklamaniza gerek yok kocam herseyi anlatti.Buyrun iceri girin
SATICI : Oylemi? Bebek isinde ustume yoktur, ozellikle ikizlerde.
Ms Smith : Kocamda oyle soyledi buyrun oturun.
SATICI : O zaman kocaniz belki de size ..................
Ms Smith : Aa evet,ikimizde en iyi sonucun boyle alinacagini dusunuyoruz.
SATICI : Oyleyse hemen baslayalim.
Ms Smith : (KIZARARAK) Sey nerede baslamali?
SATICI : Her seyi bana birakin.Ben genellikle iki kez banyo kuvetinde, bir kez kanapede ve belki bir kac kez yatakta denerim. Bazen oturma odasinin halisinde iyi oluyor.
Ms Smith : Banyo !! Oturma odasinin halisi!!! Neden bizim beceremedigimiz anlasiliyor.
SATICI : Sey hanimefendi , hic kimse ilk seferinde iyi bir sonuc garanti edemez ama alti yedi kere denersek bir tanesi mutlaka sahane olacaktir.
Ms Smith : Afedersiniz ama biraz fazla olmuyormusunuz?
SATICI : Kesinlikle degil benim isimde insanlar aceleci olmamalidir.
Ms Smith : Basarili oluyormusunuz bari?
SATICI : (Cantasini acarak bebek fotograflari gosterir) Su bebeklere bakin bunlar benim islerim. Bakin bu dort saat surdu.
Ms Smith : Evet cok guzel bir bebek
SATICI : Fakat gercekten guc bir is. Gormek istiyorsaniz suna bakin, ister inanin ister inanmayin bu Londra'nin ortasinda, otobusun uzerinde oldu.
Ms Smith : TANRIM !!!!!!!
SATICI : Bunlarda sehrin en sirin ikizleri.Anneleri ile calismanin ne zor oldugunu bilseniz ikizlerin sirinligine daha cok sasirirsiniz.
Ms Smith : Oyle mi ?
SATICI : Sormayin. Sununda isi dogru yapabilmek icin onu Hyde Park'a goturdum.Herkes cevremizi sardi. Pes pese dort bes tam boy ve is bitti.
Ms Smith : Dort bes tam boy !!!!!
SATICI : Evet ustelik uc saatten fazla surdu.Sonunda bir kac kisi kalabaligi tuttu. Karanlik olmadan once yeniden denemeliydik ancak Serceler aletimin uzerine konup gagalamaya basladilar bu yuzden isi birakmak zorunda kaldik.
Ms Smith : Yani gercekten serceler seyinizi aaa-aletinizi isirdiler mi?
SATICI : Evet boyle seyler oluyor tabi.Ben teknigimi gelistirmek icin tam uc yil harcadim. Mesela su bebek. Bu neticeye ancak buyuk bir magazanin ön vitrininde ulasabilirsiniz.
Ms Smith : Bu kadar da olmaz!
SATICI : Hanfendi hazirsak ayagi alip geleyim.
Ms Smith : Ayak mi ????!!!!!
SATICI : Aa evet , agir oldugu icin surekli elde tasimak zor oluyor bunun icin ayak kullaniyorum.
Hanfendi ..... Hanfendi ..... Hay allah neden bayildi simdi bu...
10 Şubat 2008 05:34 · siyah_gulum
· Etiketler
komik
adam telefondadir
- alo
- alo
- meteoroloji mi
- evet
- allah belanızı versin!
- hoppalaa...n'oluyoruz yav?
- bu ne sıcak kardesim?
- biz sadece olcuyoruz beyefendi
- kac derece simdi?
- 38
- hay allah belanizi versin!
2-ruh ve sinir hastalıkları hastanesinin önü..
doktor- bugün nurullah arkadaş andımızı okuyacak..
nurullah-türküm!
topluluk- türküm!
n- deliyim!
t- deliyim!
n- çelişkenim!
t-çelişkenim!
n-ali!
t-ali!
n- aliiiii!
t- aliiiiii!
n- aliiieee!!
doktor- şş.. tamam bu kadar yeter..
3-- bakkal amca ölümden sonra hayat war mı?
- yok, tadelle war weriyim mi?
- ver hadi..
4-bir cenaze wardır ve ölenin yakınları mezar başında ağlamaktadırlar. andaval herifin biri gelir ve
-"heeey! ağlamayın artık, veli burda olsaydı böyle üzülmemizi istemezdi" der
ağlayanlardan bi tanesi döner ve:
-"veli kim be?!" diye sorar
a:bu veli kansoyun cenazesi deilmi?
-hayır! bu murat şenışıkın cenazesi!
a:hmm.. valla onu bilemem ama veli olsaydı üzülmemizi istemezdi
-ne diyon ya!?
a:son bişey diyip gitcem. veli daha ölmedi, ben size şaka yaptım.
-lan *ktr git be adam..!
5-- amca, ben sizi cok sevdim
- ne oldu bana baba mı diyeceksin?
- oo hemen dotun kalktı ha
6-buyrun
- merhaba..ben iş başvurusunda bulunmuştum da..biz sizi arariz demiştiniz...
- evet
- aramayinca korktum başiniza bişey geldi sandim.herşey yolunda mi?
- yolunda..yolunda
- oh..oh..yarin gelip başliim o zaman ben
- hah..hah.hah..hasstir
7-kiz isteme merasimi:
kiz babasi: oglumuz ne işle meşgul?
oglan: hiic.. koltugun kenariyla oynuyorum..
kiz babasi: aferin aferin.. kopardin mi orayi?
oglan: asilsam gelicek ama..
kiz babasi: asilmaya devam et evladim.. kiz miz yok sana...
8-- mustafa abi müjde!!! enişten izafiyet teorisini bulmuş!!!
- enişten değil einstein , einstein
- yine de insan gurur duyuyo...
9-kafasına silah dayanmış ter içinde bir adam* telefondadir;
silahlı adam: sakın renk verme, gebertirim!
murat: a..alo...irfan...öhm...murat ben...benim dükkanın kasasındaki bütün parayı alıp buraya getirmeni istiyorum.
irfan*: murat abi! başın mı belada?
murat: öhm...dediğim gibi irfan...
irfan: konuşamıyon heralde. eğer başın beladaysa "çükübik" de ben anlarım.
murat: söylediğimi yap irfan...
irfan: çükübik mi?..
murat: ulan hayvan doğru dürüst bi kelime bulamadın mı?
irfan: bi de "fikibok" var...
murat: her neyse tamam ondan işte!!!
irfan: hangisi? çükübik mi, fikibok mu?
murat: allah bin çeşit belanı versin
10-bir derslik. kara tahtada "i didn't do that" yazısı var.)
- tekrarlayın ismail bey. ay didınt du det...
- ay dudınt di dört...
- of ismail bey off!.. ingilizce öğrenmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz?!
- ya istemiyorum ya..
- e ne işin var burda?
- çöbü almaya gelmiştim...
- söylesene be adam!!
- ay dodınt de do...
- onu değil be!! neden geldiğini!!!
- çöbü almaya!!!
-defol gözüm seni görmesin..........
10 Şubat 2008 05:30 · siyah_gulum
· Etiketler
komik
evlerin önü boyalı direk
- eee?
+ne ee si?
- abi boyalı direk dedin ya,ona şeetmiştim.
+ne etmiştin
- direk diyorum,ne direği diyorum.kalın mı,ince mi?çapı kaç,boyu kaç?
+naapcan lan kalınlığını,inceliğini?..sana mı lazım direk?
- yok abi belki sana lazımdır diye şeetmiştim.
+ben direği naapcam lan?
-bilmem abi belki münasip bi yere hani yani
+ne diyon lan?
-yanlış anlama abi,direği münasip bi yere monte edip sonra da anten falan bağlayabilirsin.
+hmm.bak bunu düşünmemiştim.aferin lan.hadi gel şu direği sökelim.
+evlerin önü boyalı direk
-nasıl boya
+sulu
-ulan ucuza kaçtın dimi yine
+Abi şurda bi ev var ya
-eee
+Bak önünde boyalı bir direk var
-eee
-ee si allah kerimm....
Evlerinin.......
-Önü boyalı direk biliyoruz
+Hayır abi, evlerinin arkası boyalı direk
-Ne alaka
+Önü boyalı direk ne alaka
+Evlerinin Önü boyalı direk
-Yar bana bir eğlence gerek
+Karagözüm Hacıcavcavım
-İlhan Cavcav karagözlümüymüş
+Sizin ev nerde
-Sondurakta ne olduki
-Gollllll
+Evlerinin önü boyalı direk
-İyi yap bana bi kıymalı börek
+Of Subutay aklın yemekte hep
+Evlerinin önü boyalı direk....
-Yerden yere vur beni Melek
10 Şubat 2008 05:28 · siyah_gulum
· Etiketler
komik
Hello!can Friendim.my Abuzittin..
How Are You Friendim.coluk Children How.best'tir Insallah.
My'a Question Sorarsan Best'im Allah'a Sukur.world Iste Yuvarlanip Going'im.
My Mother What Yaping.keyfi Beatiuful'dur Insallah.epeydir My Mother'le No Speaking.eger My Mother'i See Cok Selam Song.
La Friendim My Father What Yaping.gine Coffeehaneyegoing Mi?he Friendsleriyle Coffeehanede Okey And Batak Playing Mi?he'ye Song Sakin Yenilmesin.
My Brodher'in Childreni Olmus.boy Mu Girl Mi Oldugunu No Bilmeking.childrenin Boy Mu Girl Mi Oldugunu My'a Song.
My School Da Baya Beatiuful Going Iste.school'un Basindan Beri English Lesson Seeing.english'i SÖktÜm.i'm Speak English Sakir Sakir.your'a Soz Verdigim Gibi.
Mail'ime Son Verirken Your'un Gozlerinden Kiss.your'u Cok Ozledim.hele Bi Swim Olsun My Comeing Insallah.
10 Şubat 2008 05:10 · siyah_gulum
· Etiketler
fıkra komik
Abartıcı bir kişi olarak tanınan hattat İzzet Efendi bir dostuna:
- "Dün gece sabaha kadar oturdum, bir Kur'an yazıp bitirdim" demiş.
Az sonra dostu söze girmiş :
- Geçen Ramazan'da Kandilli'ye, bir iftar yemeğine gidiyordum. Boğaziçi'nde öyle bir fırtına çıktı ki... Dalgalar bindiğim kayığı sahildeki minarelerin
şerefelerine kadar çıkardı. Kayık dalgalar arasında sallanırken iftar oldu, toplar atıldı. Ben de sigaramı kandillerden yakıp orucumu bozdum.
Mustafa İzzet Efendi bağırmış :
-Yalan !..
-Yalansa, senin dün gece yazdığın Kur'an-ı Kerim çarpsın.
ANLAYIŞ FARKI
Bir arabada bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de bilgisayar mühendisi yolculuk ederken, araba birden acayip sesler çıkararak yavaslamış
ve durmuş. "Allah Allaah noldu acaba?" derken makine mühendisi olanı:
- "Kaputu açıp motoruna bakalım sorun mekanik olmalı" demiş.
Elektrik mühendisi:
- "Bence bujilere bakalım elektrik aksamında bir sorun olmalı" demiş
Bilgisayar mühendiside:
- "Arabadan çıkıp yeniden girelim" demiş...
imam
Zamanın birinde Erzurum'dan bir grup insan hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler. Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler. O köyün de imamı yokmuş. Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum'dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermişler. Bu insanlar hacca gidiyorlarsa boş insan değillerdir diye düşünmüşler.
Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmiş. Her yıl 400 koyun verilecekmiş imama. Adam hacca gidip masraf yapacağıma burada kalıp yalandan imamlık yapar ve
her yıl 400 koyun sahibi olurum diyerek işe başlamış.
Köylü camide toplanmış namaz kılınacak. Sayın imam başlamış namazı kıldırmaya :
- Erzurum'dan çıktım yola Van'da verdim mola 400 koyun verdiler bana, Allahuekber. ..
Bu günlerce aynı biçimde devam etmiş. Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında :
- Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mi yanlış kıldırıyor? Bunu gidip Müftüye soralım.
Sayın müftü has Trabzon'lu
Müftüye gelen halk her şeyi anlatmış. Müftü köylüye dönerek :
- Siz şimdi hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın ben de namaza geleceğim, diye emir verir.
Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanır. Tabi ki Sayın müftüde camidedir. İmam namazı kıldırmaya başlar.
Birinci rekat :
- Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 koyun verdiler bana, Allahuekber. .. der hoca.
Arkadan "öhö.. öhö!.." şeklinde bir ses duyulur. İmam yakalandım herhalde diye korkmaya başlar.
İkinci rekatta sözlerinde biraz değişiklik yapar :
- Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 Koyun verdiler bana, yarısı sana yarısı bana... Allahuekber. ..
Namaz bitince köylü Müftüye dönerek "İmam efendi namazı doğru mu kıldırıyor? diye sorar. Müftünün cevabı :
- Haçen birinci rekatta biraz şaşirdi ama ikinci rekatta işi düzeltti...
IKI ESCINSEL LEVENT METRO ISTASYONUNDA EVE GITMEK UZERE METROYU BEKLERKEN CANLARI SEVISMEK ISTEMIS.
ANCAK METRO BIR TURLU GELMEK BILMIYORMUS. BIRI DIGERINE :
HADI BURDA SEVISELIM DEMIS. ARKADASIDA;
BURDA ORTALIKTA OLUR MU MILLET BIZI PARCALAR.
YOK YA BIZIM MILLET TEPKISIZDIR. YASAK, YAKICAM BI TANE, SIGARA ICILMEZ TABELASININ ALTINDA ICICEM BISEY DEMIYCEKLER, DEMIS VE YAKMIS BIR SIGARA.
KEYIFLE SIGARASINI ICTIKTEN SONRA DA ARKADASI IKNA OLMUS VE SEVISMISLER. ERTESI GUN METRODA. BIR GRUP PIKNIGE
GITMEK ICIN BEKLIYORMUS ANCAK METRO BI TURLU GELMEK BILMEMIS. ICLERINDEN BIRI.
HADI MANGALI BURDA YAKALIM DEMIS,DIGERI OLMAZ BURDA MANGAL YAKILMAZ.
YOK CANIM BISEY OLMAZ YAKALIM YA... YAK DA GOR, DUN BURDA HERIFIN TEKI
SIGARA ICTI DE, IBRETI ALEM OLSUN DIYE HERIFI SIGARA ICILMEZ TABELASININ ALTINDA SI.TILER..
Sarisin
Bir gun sarisinin biri erkek arkadasini arar ve soyle der:
" Lutfen bir an once buraya gelip de bana yardim edermisin. Bir puzzle aldim ancak bir turlu yapamiyorum ve o kadar ugrasmama ragmen henuz baslayamadim bile"
Erkek arkadasi sorar " Peki tamamlandiginda ne cikmasi lazim ortaya?"
Sarisin " Kutudaki resime gore bunun bir horoz olmasi gerekiyor"
Erkek arkadasi en sonunda dayanamayip oraya gidip sarisina yardim etmeye karar verir. Sarisin kiz erkegi iceri alir ve masanin ustunde her yere dagilmis olan parcalari gosterir ve "iste burada hepsi" der.
Erkek arkadasi parcalara bakar bir dakikaligina, sonra kutuya bakar ve doner soyle der :
" Oncelikle, ne yaparsak yapalim bu parcalari birlestirip bir horoz yapamayiz".
Sonra kizin ellerini tutar ve devam eder.
" Ikinci olarak, biraz rahatlamani istiyorum. Hadi gidip seninle guzel bir kahve icelim ve sonra.." deyip bir ic gecirir...
" ve sonra su Corn Flakes'leri kutusuna geri koyalim"
Kaz Göndersem Yolar mısın
Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına başvezirini alıp yola çıkmış.
Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.
Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.
Padişah, ihtiyarı selamlamış:
"Selamunaleykum ey pir'i fani..."
"Aleykumselam ey serdar'ı cihan..."
Padişah sormuş:"Altılarda ne yaptın?"
"Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..."
Padişah gene sormuş:"Geceleri kalkmadın mı?"
"Kalktık... Lakin, ellere yaradı..."
Padişah gülmüş:"Bir kaz göndersem yolar mısın?"
"Hem de ciyaklatmadan..."
Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş:
"Ne konuştuğumuzu anladın mı?"
"Hayır padişahım..."
Padişah sinirlenmiş:"Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım."
Korkuya kapılan başvezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor.
"Ne konuştunuz siz padişahla..."
Adam, başveziri şöyle bir süzmüş:
"Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim."
Baş vezir, yüz altın vermiş.
"Sen padişahı, serdar-ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu."
"Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi."
Vezir kafasını kaşımış. "Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek?..."
Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.
"Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.(32 ise ağızdaki dişten kinaye, boğaz)"
Vezir bir soru daha sormuş... "Geceleri kalkmadın mı ne demek?"
Adam bir yüz altın daha almış.
"Çocukların yok mu diye sordu. Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim..."
Vezir gene kafasını sallamış.
"Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek..."
Adam gülmüş.
"Onu da sen bul..."
10 Şubat 2008 05:00 · siyah_gulum
· Etiketler
fıkra
titanic :
amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmis. tam da turkiye'ye tatile gidecegi gun. aksilik bu ya... uçagi kaciracak, kara kara düsünürken yolda bir pasaport bulmasin mi ?!.. hemen almis yerden, bir bakmis ki leanardo di caprio'nun pasaportu.. "ne olursa olsun" demis ve sansini denemeye karar vermis. çikarmis leonardo'nun fotografini, kendi fotografini yapistirmis.. uçmus türkiye'ye.
atatürk hava limaninda görevli gümrük memurunun karsisina geçmis.. kim olabilir memur.. tabi ki temel... :-)
almis pasaportu eline temel adamin ismine bakmis :
''leonardo di caprio", fotografa bakmis, bir zenci.
adama bakmis ayni zenci... bir kaç saskin bakistan sonra
temel obur masaya seslenmis,
ula cemal, bu titanik batmis miydi, yanmis miydi?
Fidyeci
Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi olan Temel, çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş.Şehrin büyük bir parkında çocuğun birini gözüne kestirmiş.Önce bir not yazmış:
- Çocuğinu kaçurdum. Bunu yaptuğum içun üzgünum ama kusura pakmayasun, çünki gerçekten paraya ihtiyacum vardur.Yarin sabah saat 7'de parktaki
filanca ağacin altina bir siyah çantada 5 milyar cetur.İmza: Laz
Çocuğun yanina gitmiş, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söylemiş.. Ertesi sabah
parka geldiğinde söylediği ağacın altında, bakmış siyah bir çanta ve çantanın içinde 5 milyar ...Paraların yanında bir de not bırakılmış:
-'Paran purada ama bir Laz hemşerisine nasil poyle bir şey yapar inanamayrum, inanamayrum. '
HİPNOZ
Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların yanında birini görmüş. Adam elini akvaryumun neresine götürse balık da takip ediyormuş. Temel
sormuş:
- Ula bu nasıl oliyi?
Adam:
- "Her zaman daha zeki olan yaratıklar, kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler." demiş.
Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde bir de ne görsün? Temel kafasını akvaryuma sokmuş ağzını balıklar gibi bir açıp bir kapatıyor.
ALKOL KONTROLÜ
Trafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış. Karşıdan gelen Temel ile Fadime'yi gören komiser hemen arabayı durdurmuş. İkisini de emniyet kemeri
takılmış görünce:
- "Tebrikler beyefendi bu gün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz" der. "Ama merak ettik
bu parayla ne yapacaksınız."
Temel sevinçle:
- "Ne yapacağum hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum" der.
Komiser şaşkın şaşkın:
- "Ne ehliyetiniz yok mu?" der.
Fadime olayı toparlamak için:
- "Kusura bakmayın memur bey temel içince ne dediğini bilmez" der.
Komiser daha da şaşkınlıkla:
- "Ne bir de içkili misiniz" diye haykırır.
Arkadan yaşlı adam öne atılır ve
- Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum başumuza bi iş gelir diye.
Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdrisde koşa koşa gelerek:
- "Ne oldi geçtuk mi sınırı"der.
PAÇA
Adamın biri Karadeniz'i gezerken bakmış bir köyde bütün koyunlar üç bacaklı. Merak etmiş ve arabasından inip çobana sormuş niye koyunlar böyle diye. Bunun
üzerine çoban :
- "Canımız her paça istediğinde koca koyunu kesecek değildik herhalde..." demiş.
BOYACI TEMEL
Temele karayollarını boyama işi vermişler. Temel başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü
gün 10 metre boyayınca amiri Temeli çağırmış:
- Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?
- Ben yine iyi çalışıyorum
- İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
- E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı.
japon
Temel bir gün kahveye gider ve bir adamın yanına oturur. Adama 'sen japonmusun hemşerim' der. Adam 'hayır ben japon değilim' der. Temel yeniden aynı soruyu sorar: 'Sen japonmusun hemserim' der. Adam yeniden 'yok' der. Temel ısrarla yeniden 'sen japonmusun hemşerim' der. Adam bu sefer dayanamayıp 'evet japonum' der. Temel de şu cevabı verir: Vay Be Heçte Benzemeysun